28 Ocak 2016 Perşembe

KAFİR Mİ, MÜ’MİN Mİ?
İmamı Azam’ın da bulunduğu bir mecliste birisi şöyle bir soru sordu: ‘’Bir adam ki, cenneti istemez, cehennemden korkmaz, ölü eti yer, rükusuz, secdesiz namaz kılar, görmediğine şahitlik eder, fitneyi sever, hakkı istemez, bu adam kafir midir, mü’min mi? Mecliste bulunanlar: ‘’Bunlar kafirin sıfatlarıdır. Böyle bir adam kafirin ta kendisidir. Ya imam, sen ne dersin?’’ dediler. İmamı Azam: ‘’Bunlar mü’min sıfatlarıdır, böyle biri mü’minin ta kendisidir.’’ dedi. İtiraz ettiler: ‘’Ya imam, nasıl olur? Mü’min cenneti istemez mi, cehennemden korkmaz mı?’’ İmam tek tek açıkladı: ‘’Gerçek (bilinçli) mü’min cenneti istemez, sahibini (Allah’ı) ister. Cehennemden korkmaz, sahibinden korkar. Ölü eti dediğiniz balıktır, görmediğine şahitlik eder, çünkü Allah’ı görmez ama kesin inanır. Rükusuz, secdesiz kıldığı namaz, cenaze namazıdır. Fitneyi sever, çünkü fitneden maksat mal ve evlattır. (Kur’an’da mal ve evladın mü’minler için fitne-imtihan olduğu belirtilmiştir.) Hakkı istemez; çünkü haktan kasıt ölümdür, mü’min de olsa ölümü temenni etmez.''


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder